Yargıtay, kişinin ısrarla evlenme teklif etmesinin “cinsel taciz” suçunu oluşturduğuna karar verdi.

T.C.
Yargıtay
18. Ceza Dairesi

 

Esas No:2015/16840

Karar No:2016/2996

 

Özet: Sanığın, ilgi duyduğu katılanın istemediğini ve kabul etmediğini belirtmesine rağmen, ısrarla evlenme teklif etmesi, aşık olduğunu ve sevdiğini söylemesi, bunu da elektronik posta yoluyla icra etmesi karşısında, eylemlerinin TCK’nın 105/1-2 ve 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, ilgi duyduğu katılanın istemediğini ve kabul etmediğini belirtmesine rağmen, ısrarla evlenme teklif etmesi, aşık olduğunu ve sevdiğini söylemesi, bunu da elektronik posta yoluyla icra etmesi karşısında, eylemlerinin TCK’nın 105/1-2 ve 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de, sanığa verilen 3 ay hapis cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilirken 1800 TL yerine, 3600 TL olarak cezanın fazla hesaplanması,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2016 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkeme sanığın üzerin atılı eylemin TCY 123/1, 52/2-4 maddelerine aykırılık oluşturduğunu kabul etmiş ve mahkumiyetine karar vermiş, bu karar süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi oy çokluğu ile eylemin TCY 105/1, 43/1 maddelerine aykırılık oluşturduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar vermiştir.
Sanığın diş tedavisi için gittiği muayenehanede tanıştığı katılana duygusal yakınlık duyduğu, arkadaşlık teklif ettiği, evlenme teklifinde bulunduğu, bu amaçla mesajlar gönderdiği, cinsel amaçla hareket etmediği, evlenme ve arkadaşlık amacıyla ısrarla katılanı rahatsız ettiği anlaşılmaktadır.
TCY 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu; kişiyi cinsel yönden rahatsız eden, vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen ve cinsel istismar boyutuna varmayan cinsel davranışlardan oluşmaktadır. Kişiyi cinsel yönden rahatsız eden her türlü davranışla ihlal yapılabilir.
Bu suçta korunan hukuki yarar, kişinin cinsel dokunulmazlığıdır. Suçun oluşumu, sanığın mağduru cinsel amaçlı rahatsız etmesine bağlıdır.
Mağdurun cinsel amaçlı tedirgin edilmesi, rahatsız edilmesi, sıkıntıya sokulması gerekir. Mağdurun cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesi gereklidir.
Öğreti ve yargısal kararlarda bu suç mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığını ihlal etmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj yada mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle işlenebileceği kabul edilmiştir.
Suçun maddi unsuru bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, sanığın cinsel amac gütmesidir. Başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediğini ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi devamlı nitelikte de gercekleşebilir. Suçun oluşması için failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli bir kişiye ya da kişilere karşı gerçekleştirmiş olması gerekir.
Cinsel taciz suçunun oluşması için, sanığın cinsel arzularını tatmin amacıyla hareket etmesi gerekli değilse de kişiyi rahatsız eden ve sıkıntıya sokan cinsel amaçlı davranışların varlığı gereklidir. Başka bir ifadeyle bu suç cinsel amaçlı bir davranışla işlenebilir.
Cinsel tacizin oluşması için fiilin cinsel yönden mağduru rahatsız edici boyuta ulaşması gerekir. Dolayısıyla cinsel amaç gütmeyen, içerik itibariyle cinsel mahiyet taşımayan, arkadaşlık ve evlilik teklifleri ısrarcı nitelik taşısa dahi cinsel taciz suçunu oluşturmaz. (bakınız. CGK. 10/03/2015 tarih ve 2015/34 sayılı kararı)
Cinsel içerikli olmayan söz ve fiillerin cinsel taciz suçunun unsurlarını oluşturduğunun kabülü, suç ve cezada kanunilik ve ceza hukukunda dar yorum ilkelerine aykırılık oluşturur.
TCY’nın 123. maddesi hürriyete karşı suçlar bölümünde yer almaktadır. Kişilerin huzur ve sükununun bozulması hususunda gösterilen davranışlarla bu suç işlenmektedir. Psikolojik ve ruhsal sükun içerisinde yaşam hakkı korunmaktadır. Kişilerin rahatsız edilmeden sukün içinde, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yaşama hakkıdır.
Yukarıda açıklandığı üzere, cinsel içerikli olmayan, cinsel amaç gütmeyen evlilik ve arkadaşlık teklifi içeren mesajları gönderen sanığın eylemlerinin TCY’nın 123/1. maddesine aykırılık oluşturduğu ve mahkeme kararının olaya, delillere dayandığı ve doğru nitelendirildiğinden, onanması gerektiği görüşüyle, sayın Dairenin bozma kararına muhalliftir.

Kaynak: www.hukukmedeniyeti.org

(Yayına hazırlayan:Stj.Av.Onur Şenelli)

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir