Yargıtay duruşmayı zamanında başlatmayan müşteki hakimi kastederek yüksek sesle çayları bitti ise bir çay daha söyleyeyim diye yüksek sesle bağıran avukatın hakaret suçunu işlemediğine karar verdi

 

T.C.
Yargıtay
18. Ceza Dairesi

 

Esas No:2015/39470

Karar No:2017/9714

 

Özet: Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanık avukatın duruşmanın daha önce ilan edilen saatte başlamaması üzerine müşteki hakimi kastederek yüksek sesle çayları bitti ise bir çay daha söyleyeyim diye bağırdığı, bahse konu sözü kimin söylediğini soran müştekiye ben söyledim, sen duruşmanı yapacak mısın sen burada konuşma gir içeri duruşmanı yap şeklinde karşılık verdiği, müştekinin ikazı üzerine söylediği sen gir içeri duruşmanı yap, sen benimle bir önceki celse böyle konuşmuştun şeklindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın bu suçtan beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanık avukatın duruşmanın daha önce ilan edilen saatte başlamaması üzerine müşteki hakimi kastederek yüksek sesle çayları bitti ise bir çay daha söyleyeyim diye bağırdığı, bahse konu sözü kimin söylediğini soran müştekiye ben söyledim, sen duruşmanı yapacak mısın sen burada konuşma gir içeri duruşmanı yap şeklinde karşılık verdiği, müştekinin ikazı üzerine söylediği sen gir içeri duruşmanı yap, sen benimle bir önceki celse böyle konuşmuştun şeklindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın bu suçtan beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Yayına Hazırlayan: Stj.Av.Ahmet Gürkan Kangallı

Kaynak: www.hukukmedeniyeti.org

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir