Yargıtay 16.Ceza Dairesi, örgüt üyeliğinin tespitinde tanık tarafından tek fotoğraf üzerinden yapılan teşhisin PVSK’nın ek 6. maddesine aykırı olması sebebiyle hükme esas alınamayacağına karar verdi.

T.C.
YARGITAY
16. CEZA DAİRESİ


E. 2017/2252
K. 2017/5483
T. 4.12.2017

ÖZET : Tek fotoğraf üzerinden yapılan teşhisin PVSK’nın ek 6. maddesine aykırı olması sebebiyle hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Tanığın başka dosya sanığı hakkındaki teşhisinden dönmesi ve yine başka dosya sanığının da söz konusu tarihlerde cezaevinde olması karşısında, dosyanın tek ve belirleyici delili olan tanığın söz konusu teşhis ve beyanlarına üstünlük tanınmasının nedenlerinin karar yerinde açıklanmaması,

Sanığın, ikametinin ve iş yerinin bulunduğu Nusaybin ilçesinde yaşanan hendek açılması ve barikat kurulması olayları esnasında örgüt üyelerince kullanılan sözde asayiş binasına girip oradakilerle bir müddet görüşmesi şeklindeki eyleminin, ne amaçla gittiğinin ve konuşma içeriğinin belirlenememesi karşısında, örgüt hiyerarşisinde yer alıp örgütle organik bağ kurduğunun ve bu şekilde örgüte üye olduğunun kabulüne yeterli olmayacağının nazara alınmaması isabetsizdir.

DAVA : Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında “Sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmemesi nedeni ile istinaf yoluna başvurması ile yapılan incelemede” ibaresi yazılı ise de kararın içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddi hata olduğu ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğu görülmüştür.

Tanığın aynı mahkemenin 2016/625 Esas ve 2016/739 Esas sayılı dosyalarında yargılanan başka sanıklar hakkındaki beyanlarının maddi gerçeğe uygun olmaması karşısında; maddi olayın sübutuna esas alınan tanık beyanına itibar edilip edilmeyeceği hususu delille doğrudan temas eden ilk derece mahkemesine ait ise de; tanığın güvenilir olup olmadığı, tanıklığa engel halinin bulunup bulunmadığı ya da dinlenme, yüzleştirme ve teşhis yöntemleri ile beyana itibar etme veya etmeme gerekçelerinin hukuka uygunluğunun denetiminin CMK’nın 289/1-i maddesi gereğince temyiz denetimi kapsamında kaldığı değerlendirilerek yapılan incelemede;

a-)Tek fotoğraf üzerinden yapılan teşhisin PVSK’nın ek 6. maddesine aykırı olması sebebiyle hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,

b-)Tanığın başka dosya sanığı hakkındaki teşhisinden dönmesi ve yine başka dosya sanığın de söz konusu tarihlerde cezaevinde olması karşısında, dosyanın tek ve belirleyici delili olan tanığın söz konusu teşhis ve beyanlarına üstünlük tanınmasının nedenlerinin karar yerinde açıklanmaması,

c-)Kabule göre de;

Sanığın, ikametinin ve iş yerinin bulunduğu Nusaybin ilçesinde yaşanan hendek açılması ve barikat kurulması olayları esnasında örgüt üyelerince kullanılan sözde asayiş binasına girip oradakilerle bir müddet görüşmesi şeklindeki eyleminin, ne amaçla gittiğinin ve konuşma içeriğinin belirlenememesi karşısında, örgüt hiyerarşisinde yer alıp örgütle organik bağ kurduğunun ve bu şekilde örgüte üye olduğunun kabulüne yeterli olmayacağının nazara alınmaması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak : kazancı.com.tr

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir