Türkiye Barolar Birliği tarafından noter aracılığıyla gönderilecek bir kısım fesih ihbarlarının ve cayma hakkına ilişkin ihbarların damga vergisine tabi tutulmasına ilişkin genelgenin iptali için dava açılmıştı. Danıştay 9. Dairesi, dava konusu genelgenin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından Türkiye Noterler Birliğinin bir kısım fesih ihbarlarının, cayma hakkına ilişkin ihbarların damga vergisine tabi tutulmasına ilişkin Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açılan davada Danıştay 9. Dairesi;
“6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da yer alan taksitle satış sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri ve ön ödemeli konut satış sözleşmeleri muhtevasında bulunan cayma hakkının kullanılmasına yönelik olarak düzenlenen ihbarnameler ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü ve 25 inci maddeleri muhtevasında yer alan ihbarnamelerin ve belli şartların yerine getirilmesi aksi halde sözleşmenin sonlandırıldığını belirten irade beyanlarına ilişkin fesih ihbarlarının fesihname veya fesihname ile eşdeğer bir kâğıt olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı” gerekçesiyle Genelge uyarınca anılan işlemlerin Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun I/A-5 fıkrası kapsamında nispi damga vergisine tabi tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetti.
TBB’den yapılan açıklamada “Sözü edilen yürütmenin durdurulması kararını kamuoyunun ve avukat meslektaşlarımızın bilgisine saygılarımızla sunarız.” denildi.
Yürütmenin durdurulması kararı için tıklayınız.

