Disipline konu fiiller yorum yolu ile genişletilemez

Danıştay 12. Dairesi, Konya E Tipi Kapalı Cezaevinde infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında açılan soruşturma sonucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işlemini iptali işlemini iptal etti.

Mevcut tanık ifadeleri ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 01/05/2014 günü aynı kurum çalışanı iş arkadaşına plastik sandalye ile vurarak yaraladığı sabit olmuştur.

İş arkadaşlarına fiili tecavüz madde de yer almamaktadır.

Dava konusu işleme dayanak alınan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde, “iş arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak” ibaresine yer verilmediğinden; iş arkadaşlarına yönelik fiili tecavüz eyleminin, disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerden olduğundan bahisle, bu bende göre cezalandırılıp cezalandırılamayacağının belirlenmesi gerekmektedir.

657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin yukarıda yer verilen hükümlerinden anlaşıldığı üzere, kanun koyucu, disiplin cezası verilecek fiil ve halleri belirlerken iş arkadaşlarına yönelik fiilleri göz ardı etmemiş, aksine, iş arkadaşlarına yönelik birtakım fiilleri ve karşılığında verilecek cezaları açıkca düzenlemiştir.

Buna karşın, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrası (E) bendinin (f) alt bendinin ilk hali, ”Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak” şeklinde iken, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanunun 111. maddesiyle bu bende, ”iş sahipleri” ibaresi eklenmek suretiyle, halen yürürlükte bulunan “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,” şeklinde genişletilmiş ise de, kanun koyucu tarafından, söz konusu düzenlemeye “iş arkadaşlarına” ibaresinin eklenmesi yoluna gidilmemiştir.

Kaldı ki, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılanlar bir daha Devlet memuru olarak göreve alınamayacaklarından, bu bentde sayma suretiyle belirlenen disiplin suçlarının, benzeri fiil ve haller kapsamında bulunduğundan bahisle yorum yoluyla genişletilmesinin hak ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacağı da açıktır.

Bu durumda; iş arkadaşına fiili tecavüzde bulunmuş olan davacının, üzerine atılı fiilin, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak.” hükmü kapsamında değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/270
Karar No : 2023/576

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU:

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem:

Davacının Konya E Tipi Kapalı Cezaevinde infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında açılan soruşturma sonucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararla; UYAP sistemi üzerinden incelenen … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:.. sayılı dosyasında; davacı hakkında anılan olay nedeniyle yapılan yargılama sonucunda … tarih ve K:… sayılı karar ile “Sanık … ‘in üzerine atılı olan müşteki …’ye karşı basit yaralama ve alenen hakaret suçlarını işlediği ancak sonrasında müştekinin sanık hattındaki şikayetinden vazgeçtiği (…) açılan kamu davasının şikayetten vazgeçmekle ayrı ayrı düşürülmesine” hükmedildiği, anılan kararın 06/03/2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, mevcut tanık ifadeleri ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 01/05/2014 günü aynı kurum çalışanı … .’ye plastik sandalye ile vurarak yaraladığının sabit olduğundan, davacının 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (f) alt bendinde yazılı eylemin karşılığı olarak Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ceza davasında müştekinin şikayetinden vazgeçtiği, suç ve cezanın orantılı olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Dava dosyasının incelenmesinden; Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan davacının aynı kurumda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan … . adlı personele nöbeti esnasında plastik sandalye ile vurması üzerine olayla ilgili olarak 01/05/2014 tarihli tutanak düzenlenerek, başlatılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan 09/05/2014 tarihli raporda; davacının, infaz ve koruma memuru …’ye plastik sandalyeyle vurduğunun tanık ifadeleri ve güvenlik kamera görüntüleri ile sabit olduğu, …’ye küfür ettiğinin ise tanık ifadelerinden anlaşıldığı, ….’nin yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu yönünde Adli Tıp Kurumu Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 08/05/2014 tarihli raporu olduğu, neticede davacının eyleminin sabit görüldüğünden bahisle , Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile; 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (f) alt bendi uyarınca “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (g) alt bendinde, “İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak”, aynı bendin (h) alt bendinde, “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı fıkranın (D) bendinin (l) alt bendinde de, “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek” kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında düzenlenmiştir.

657 sayılı Kanun’un dava konusu işleme dayanak alınan 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile değişik (f) alt bendinde ise, ”Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” hali, Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının iş arkadaşına fiili müdahalede bulunduğu tartışmasızdır.

Ancak, dava konusu işleme dayanak alınan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde, “iş arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak” ibaresine yer verilmediğinden; iş arkadaşlarına yönelik fiili tecavüz eyleminin, disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerden olduğundan bahisle, bu bende göre cezalandırılıp cezalandırılamayacağının belirlenmesi gerekmektedir.

657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin yukarıda yer verilen hükümlerinden anlaşıldığı üzere, kanun koyucu, disiplin cezası verilecek fiil ve halleri belirlerken iş arkadaşlarına yönelik fiilleri göz ardı etmemiş, aksine, iş arkadaşlarına yönelik birtakım fiilleri ve karşılığında verilecek cezaları açıkca düzenlemiştir.

Buna karşın, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrası (E) bendinin (f) alt bendinin ilk hali, ”Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak” şeklinde iken, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanunun 111. maddesiyle bu bende, ”iş sahipleri” ibaresi eklenmek suretiyle, halen yürürlükte bulunan “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,” şeklinde genişletilmiş ise de, kanun koyucu tarafından, söz konusu düzenlemeye “iş arkadaşlarına” ibaresinin eklenmesi yoluna gidilmemiştir.

Kaldı ki, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılanlar bir daha Devlet memuru olarak göreve alınamayacaklarından, bu bentde sayma suretiyle belirlenen disiplin suçlarının, benzeri fiil ve haller kapsamında bulunduğundan bahisle yorum yoluyla genişletilmesinin hak ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacağı da açıktır.

Bu durumda; iş arkadaşına fiili tecavüzde bulunmuş olan davacının, üzerine atılı fiilin, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak.” hükmü kapsamında değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/02/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak:memurlar.net

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir