Anayasa Mahkemesi memuriyete girişte güvenlik soruşturmasını iptal etti

CHP milletvekilleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç ve 114 milletvekili tarafından 1 Şubat 2018 tarihli ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun’un bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne açılan iptal davasında AYM kararını verdi.

Anayasa Mahkemesi, memuriyete girişte “güvenlik soruşturması şartı” arayan düzenlemeyi iptal etti. Güvenlik soruşturmalarında mahkeme kararlarına dayalı bilgilerin yanında kamuoyunda çok tartışılan istihbarat birimlerinin tuttuğu ve çoğu aile üyeleriyle ilgili olan sicil fişleri, muhtar ve komşuların verdiği bilgiler ve benzeri kayıtlar da yer alıyordu. Mevcut uygulama ile binlerce kişi kamu da istihdam edilmemişti.

İPTAL TALEBİNİN GEREKÇESİNDE ŞU İFADELERE YER VERİLDİ:

Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir” denilerek kişisel verilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulmuştur.

Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır” hükmüne yer verilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, insan onurunun korunması ve bireyin kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır. Anayasa’nın 20. maddesi uyarınca kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.

24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesine göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere “…adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler… ” kişisel veri olarak kabul edilmektedir.

Bu bağlamda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veri niteliğindedir. Kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dahil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğindedir.

Anayasa’nın 129. maddesinin birinci fıkrasında memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Belirtilen hususlar gözetilerek kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından birtakım şartlar getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir. Dolayısıyla kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerekir.

TEMEL İLKELER BELİRSİZ 

Genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilen kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayılmıştır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

AVUKATLAR HAKKINDA KARAR

Öte yandan Yüksek Mahkeme, oy çokluğu ile aldığı kararla, suç örgütü kurmak, örgüte üye olmak, yardım ve yataklık etmek, örgüt faaliyetleri çerçevesinde suç işlemek, örgüt yöneticisi olmak, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, örgüt propagandası yapmak ile terör suçlarından şüpheli, sanık ve hükümlülerin müdafisi veya vekili olacak avukatlarla ilgili kendisi hakkında da aynı suçlardan soruşturma bulunmasının müdafilik veya vekillikten men edilmesi için yeterli görülmesine ilişkin ibare Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edildi.

AVUKAT VE HÜKÜMLÜ GÖRÜŞMESİ KAYDEDİLEMEYECEK

Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan hükümlü olup başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlülerin görüşmelerine ilişkin “Teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara el konulabilir” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmeden AYM, bu bölümün de iptaline karar verdi.

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları’na alınacak personel ve yapılacak atamalarla ilgili itirazı inceleyen Anayasa Mahkemesi, alınacak sözleşmeli sağlık personelinin KPSS sonucuna göre Bakanlık ve bağlı kuruluşlarına ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılacak yerleştirme ile atanabileceği gibi pozisyon ve ihtiyaç durumuna göre KPSS puanı baz alınarak Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınavla da atama yapılabileceği yönündeki cümleyi Anayasa’ya aykırı bulmayarak iptal talebini reddetti. Buna karşılık sözlü sınav ve yerleştirmeye ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmesini Anayasa’ya aykırı bularak bunu iptal etti.

1453 sayılı Zabitan ve Askeri Memurların Maaşatı Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici maddede yer alan Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 2017 yılı fiili kadroları 2016 yılı sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunca belirlenir fıkrası da Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi.

KYK KARARI

Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) burs almakta olan öğrencilerin aldıkları bursları ve KYK ile uyuşmazlıklarını düzenleyen maddeyi inceleyen AYM, “yargı mercilerinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aleyhine açılan davalardan feragat etmiş sayılır” cümlesini de Anayasa’ya aykırı buldu ve iptal etti.

Kaynak Cumhuriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir