Anayasa Mahkemesi 16.04.2026 tarihli kararıyla HMK’nın 119. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan dava dilekçesinde davalının adresinin gösterilmesini emreden “… ve adresleri” ibaresine yönelik iptal başvurusunu reddetti. Karar 10.08.2026 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandı.
Anayasa Mahkemesi’nin 2025/272 Esas Sayılı Kararına Konu Olayların Özeti :
Kırşehir 2. Aile Mahkemesi halihazırda görmekte olduğu boşanma davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varmış ve iptali için başvuruda bulunmuştur. İptali istenen kanun hükmü; dava dilekçesinde bulunması gereken hususları belirten 6100 sayılı HMK’nın 119. Maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri” kısmındaki “…ve adresleri” ibaresidir. Kırşehir 2. Aile Mahkemesi başvurusunda özetle itiraz konusu kuralla davacı için öngörülen davalının adresi bildirme yükümlülüğünün mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz şekilde sınırladığı, davacının davalının adresini tespit etmesinin her zaman mümkün olmadığı, nitekim davalının bildirilen adresinin hatalı olması halinde mahkeme tarafından davalının adresinin resen araştırıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 36. Maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi:
Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı yönünden incelemiştir. HMK’nın 119. Maddesinin 1. fıkrasının itiraz konusu kuralın da yer aldığı (b) bendi dava dilekçesinde davalının adres bildirmesine ilişkin eksikliğin giderilmemesi halinde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir. Dolayısıyla kural kapsamında davacı için öngörülen yükümlülüğün yerine getirilmemesinin davanın esasının incelenmesi imkanının ortadan kaldırdığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirildiği açıktır. Mahkemeye erişim hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, ayrıca Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir. Bu kapsamda mahkemeye erişim hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir. Davacı tarafından davalının adresi olarak bildirilen adrese tebligat yapılmaması durumunda adresin mahkemece tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi imkanını ortadan kaldırmamaktadır. Kural kapsamında dava dilekçesinde davalının adresini gösterilmesi zorunlu tutulmuş ise de söz konusu yükümlülük davacının davalının kesin ve güncel adresini tespit etmesini zorunlu kılmamaktadır. Davacı tarafından bildirilen adreste tebligat yapılamaması halinde mahkemenin gerekli adres araştırmasını yaparak yargılamaya devam etmesi mümkündür. Bu itibarla dava dilekçesinde davalıya ilişkin bir adres bilgisinin gösterilmesi yükümlülüğünün davacının mahkemeye erişimini aşırı ölçüde zorlaştırdığı söylenemez. Dolayısıyla kuralla mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. Ve 36. Maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir kararı vermiştir.
Anayasa Mahkemesi
Esas Sayısı: 2025/272
Karar Sayısı : 2026/80
Karar Tarihi : 16/04/2026
İlgili karar metnine ulaşmak için lütfen tıklayınız;
Yayına Hazırlayan:Stj.Av. Emine Sarı

