Yargıtay, alacaklının kusuru bulunmaksızın icra takibinin iptali durumunda alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini yasaya aykırı buldu

Yargıtay, alacaklının kusuru bulunmaksızın icra takibinin iptali durumunda alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini yasaya aykırı buldu. Karar içerisinde bu durum şu şekilde ifade edilmiştir;

“…İİK’nın 168/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince; “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.” Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere ödeme emrini düzenleme görevi icra müdürüne aittir. Dolayısıyla yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının alacaklı tarafından hazırlanan takip talebinde yer almasına rağmen, icra müdürünce düzenlenen ödeme emrine yazılmaması ve ödeme emrinin bu şekilde borçluya gönderilmesinde alacaklının bir kusuru bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, temyiz dilekçesi içeriği de nazara alınarak, alacaklının, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince aksi yönde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir…”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Esas  :2024/8422

Karar :2025/1767

Tarih  :27.02.2025

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçluların, yetkiye ve borca itirazları ile beraber şikayet nedenlerini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesince, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının, takip talebinde gösterilmiş olmasına rağmen ödeme emrinde yer almadığı ve bunun İİK’nın 58. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve borçlulara gönderilen 03.10.2022 tarihli ödeme emrinin iptaline karar verilmekle birlikte, şikayetin müdürlük işleminden kaynaklanması nedeniyle borçlular lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedildiği, kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kabulüne ve borçlulara gönderilen 03.10.2022 tarihli ödeme emrinin iptaline, sair itirazların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, yargılama giderlerinin alacaklı üzerinde bırakılmasına ve borçlular lehine 4.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 168/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince; “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.” Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere ödeme emrini düzenleme görevi icra müdürüne aittir. Dolayısıyla yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının alacaklı tarafından hazırlanan takip talebinde yer almasına rağmen, icra müdürünce düzenlenen ödeme emrine yazılmaması ve ödeme emrinin bu şekilde borçluya gönderilmesinde alacaklının bir kusuru bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, temyiz dilekçesi içeriği de nazara alınarak, alacaklının, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince aksi yönde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.


SONUÇ :
Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 gün ve 2022/4236 E. – 2024/1591 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının (A) kısmının vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendinde yer alan; “davacılar davada vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine”, şeklindeki kısım çıkartılarak yerine, “şikayetçiler lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yayına Hazırlayan   :Stj.Av.Gizem Akbaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir