Kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebilir

Mahkemece şartların oluştuğu kanaatine varılırsa, kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebilir

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesindeki hükümler de gözetilerek, her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilerek ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kanaatine varan Mahkemenin, kiracının menfaatlerini de göz önünde tutmak suretiyle kiralananın gösterilmesi hususunda hakkaniyete uygun şekilde ihtiyati tedbir kararı verebileceğine karar vermiştir. Karar içerisinde bu durum şu şekilde ifade edilmiştir;

“…Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 10/03/2025 tarihli 2024/4081 esas ve 2025/1441 karar sayılı ilamı ile TBK 319 maddesi gereğince kiralananı göstermeye izin verilmesi talebiyle açılan davada, her somut olayın özellikleri ile bildirilen deliller değerlendirilerek mahkemece şartların oluştuğu kanaatine varılması halinde, kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceğine hükmedilmiştir.

Somut olayda; Dava, kiralananın gösterilmesine izin verilmesi istemine ilişkindir. Açılan davada esas hakkındaki hükme kadar, taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak amacıyla şartları bulunduğunda tedbir kararı verilebilir. Bu kapsamda, kira sözleşmesindeki hükümler de gözetilerek, her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilerek ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kanaatine varan Mahkemenin, kiracının menfaatlerini de göz önünde tutmak suretiyle kiralananın gösterilmesi hususunda hakkaniyete uygun şekilde ihtiyati tedbir kararı verebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir…”

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Esas  :2025/6347

Karar :2025/461

Tarih  :05.12.2025

MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

Kuşadası 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/08/2025 tarih 2025/475 esas sayılı ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, dosya heyetçe incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı, 01/05/2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalının kiracısı olduğu taşınmazını satışa çıkardığını davalıya bildirdiklerini, davalının önce kabul ettiğini ancak sonrasında taşınmazın alıcılara gösterilmesine izin vermediğini, 23.06.2025 tarihli ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra da ısrarla izin verilmediğini ileri sürerek 6 ay süre ile her hafta Cuma ve Cumartesi 15:00-18:00 saatleri arasında,gelen alıcılara taşınmazın gösterilmesine izin verilmesine, yargılama sürelerinin uzunluğu, mülkiyet hakkının kapsamı, gecikme sebebiyle muhtemel alıcıların kaçırılması ve ciddi bir zararın doğma ihtimali gibi nedenlerle yargılama süresince ve dava sonunda karar kesinleşinceye kadar dava konusu taşınmazın muhtemel alıcılara gösterilmesi konusunda tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. 

Davalı, muhtemel alıcıların olacağından bahisle dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, yaşı ve hastalıkları sebebiyle tedavi gördüğünden talebin iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. 

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:

Mahkemece; “İhtiyati tedbir talebinin yargılama sonunda elde edilebilecek sonucu sağlayan ve davaya konu uyuşmazlığı esastan çözebilen nitelikte olup, yargılamanın başında talep sonucundan elde edilen menfaati sağlar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebininreddine” karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Yargılama sürelerinin uzunluğu, mülkiyet hakkının kapsamı, kiraya verenin gecikme sebebiyle muhtemel alıcıları kaçırması ve ciddi bir zararın doğma ihtimali gibi nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

GEREKÇE:

TBK’nın 319. maddesine göre “Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür. Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır.”

Anayasamızca teminat altına alınan özel hayatın gizliliği ve korunması ilkesi gereğince, kişinin konut dokunulmazlığı korunmaya alınmıştır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde usulüne göre verilmiş Hâkim kararı olmadıkça; Milli güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça konuta girilemez. Ancak konut dokunulmazlığına sahip kişinin bu hakkını kullanması mutlak olmadığından yasal koşulların oluşması halinde bu hak sınırlandırılabilir.

TBK’nun 319 maddesi gereğince; kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür. Ancak bu yapılırken kiracıya en uygun zaman seçilmeli, bu bağlamda kiracının çıkarları hakkaniyete uygun olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Bu itibarla kiracıya yüklenecek bu yükümlülüğün tarafların yararları ve hakkaniyete uygun olarak saptanması zorunludur. Mahkemece, sahip olunan hakların iki tarafın da menfaatleri korunarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir biçimde karar verilmesi gerekir. Bu bağlamda; karşı tarafın özel hayatının gizliliği, kiralananın niteliği, bulunduğu mevkii, taşınmazların satılabilme süresine etkili sosyal, ekonomik koşullar, diğer özel ve genel faktörler ile tarafların çıkarları değerlendirilerek hakkaniyete uygun denge kurulmak suretiyle satışın yapılabileceği muhtemel, makul ve münasip bir süre ile, ayrıca bu süre içinde de hangi gün ve saatlerde kiralananın gösterilmesine izin verilmesinin uygun olacağı tesbit edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.

6100 sayılı HMK’nın “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesi “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın  doğacağından endişe  edilmesi  hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” hükmünü içermektedir.

Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır” hükmü bulunmaktadır.

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 10/03/2025 tarihli 2024/4081 esas ve 2025/1441 karar sayılı ilamı ile TBK 319 maddesi gereğince kiralananı göstermeye izin verilmesi talebiyle açılan davada, her somut olayın özellikleri ile bildirilen deliller değerlendirilerek mahkemece şartların oluştuğu kanaatine varılması halinde, kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceğine hükmedilmiştir.

Somut olayda; Dava, kiralananın gösterilmesine izin verilmesi istemine ilişkindir. Açılan davada esas hakkındaki hükme kadar, taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak amacıyla şartları bulunduğunda tedbir kararı verilebilir. Bu kapsamda, kira sözleşmesindeki hükümler de gözetilerek, her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilerek ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kanaatine varan Mahkemenin, kiracının menfaatlerini de göz önünde tutmak suretiyle kiralananın gösterilmesi hususunda hakkaniyete uygun şekilde ihtiyati tedbir kararı verebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR :  Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca Kuşadası 1. Sulh Hukuk

Mahkemesinin 28/08/2025 tarih, 2025/475 esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine,

3-İstinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,

4-İstinaf gider avansı fazlalığı bulunması halinde yatırana iadesine,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f  maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir