İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, davanın konusuz kalması hâlinde tarafların haklılık durumuna göre, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar verdi. Karar içerisinde bu durum şu şekilde ifade edilmiştir;
“…Davacı tanık deliline dayanmıştır. Davalı 04.08.2025 tarihli dilekçesinde kiralananı 25.04.2024 tarihinde tahliye ettiğini belirtmiştir. Davacı da 22.10.2025 tarihli dilekçe ile kiralananın davalı kiracı tarafından tahliye edildiğini belirtmiştir. Mahkemece davacı tarafça tanık bildirilmesi halinde tanıklarının dinlenmesi, davacının konut ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığının tespiti, kiralananın davalı tarafça tahliye edildiği her iki tarafça da bildirilmekle davanın konusuz kalmış olması dikkate alınarak haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Mahkeme kararı bahsi geçen yönüyle doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davacının 24.03.2022 tarihli karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir…”
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas :2025/4602
Karar :2025/2882
Tarih :02.12.2025
MAHKEMESİ :Kuşadası 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından yapılan 22.04.2022 ve 29.04.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı, Değirmendere Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı 1. Sokak Eylül Umut Sitesi A Blok K:1 D:3 Kuşadası Aydın adresinde bulunan taşınmazı 28.08.2020 tarihinde satın aldığını, satın aldıktan sonra davalı kiracıya noter ihtarnamesi göndererek taşınmazı tahliye etmesini istediğini belirttiğini, davalının tahliye etmediğini belirterek kira sözleşmesinin feshini, kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde; Tahliye kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğunu, mahkemenin esastan davanın reddine dair verdiği karar usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, davalıya göndermiş olduğu ihtarnamede gereksinim sebebine dayandığını,aksi kanaatte düşünülse dahi konut ve iş eri kiralarında kiraya verenin belirli süreli kira sözleşmesi süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunarak sözlemeyi feshetme yetkisi olduğunu, mahkemenin davanın tam olarak hangi talebe dayandırıldığı yönünde açıklama yapmak üzere süre vermesi gerektiğini, kararların kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.
TBK’nun 351. maddesinde ”Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Kural olarak, yaptığı işe uygun başka taşınmazı olmayan ve kirada faaliyet gösteren kiraya verenin ihtiyaç iddiasının samimi ve gerçek olduğu hususunu karine olarak kabul etmek gerekir.
Somut olayda; Dava, yeni malik olan davacının ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Önceki malik ile davalı arasında “…” adresinde bulunan taşınmaza ilişkin 25.02.2014 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, konut olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi bulunmaktadır. Dava 24.03.2021 tarihinde TBK’nın 351/2 maddesinin uyarınca süresinde açılmıştır.
1-28.04.2022 tarihli istinaf isteminin reddine dair karara yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizce dava tarihindeki kira bedelinin yıllık tutarının taraflara açıklattırılması için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş davacı dava tarihindeki kira bedelinin yıllık tutarının 10.200 TL olduğu yönünde açıklama yapmıştır. Mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemenin 28.04.2022 tarihli kararının HMK’nun 353/b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA karar verilerek istinaf başvurusunun incelenmesine geçildi.
2-24.03.2022 tarihli gerekçeli karara yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Davacı kiralananın 28.08.2020 tarihinde satın almıştır. Germencik Noterliğinin 27.10.2020 tarihli 8084 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı kiralananı satın aldığını, kendisinin kullanacağını bildirmiş, ihtarname davalıya 30.10.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. TBK’nın 351/2 maddesi uyarınca dava 24.03.2021 tarihinde süresinde açılmıştır. Davacının takbis kaydının incelenmesinde Manisa ili Demirci ilçesinde tarla vasfında ve Aydın ili Germencik ilçesinde arsa vasfında taşınmazlarının olduğu, mesken vasıflı tek taşınmazının ise kiralanan taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesine göre ikamet adresi Aydın ili Germencik ilçesi olup kiralanan taşınmaz Aydın ili Kuşadası ilçesindedir. Davacı tanık deliline dayanmıştır. Davalı 04.08.2025 tarihli dilekçesinde kiralananı 25.04.2024 tarihinde tahliye ettiğini belirtmiştir. Davacı da 22.10.2025 tarihli dilekçe ile kiralananın davalı kiracı tarafından tahliye edildiğini belirtmiştir. Mahkemece davacı tarafça tanık bildirilmesi halinde tanıklarının dinlenmesi, davacının konut ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığının tespiti, kiralananın davalı tarafça tahliye edildiği her iki tarafça da bildirilmekle davanın konusuz kalmış olması dikkate alınarak haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Mahkeme kararı bahsi geçen yönüyle doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davacının 24.03.2022 tarihli karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Davacının 24.03.2022 tarihli karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun
KABULÜ ile Kuşadası 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24.03.2022 Tarih 2021/312 Esas 2022/442 Karar sayılı mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
Kararın taraflara tebliğine,
İstinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,
İstinaf gider fazlalığı bulunması halinde yatırana iadesine,
Dair,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.12.2025 günü oybirliği ile karar verildi.

