Devlet Tiyatrosu personelinin karıştığı ‘kaçak içki’ skandalında iade kararı çıktı

Danıştay, yurtdışında sahnelenen oyun sonrası dönüşte yurda kaçak içki sokan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi iptal eden yerel mahkeme kararını onadı.

Basına da yansıyan olayda, Ankara Devlet Tiyatrosu ekibinin ‘Hürrem Sultan’ adlı oyunu sahnelediği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden dönüşünde, kostümlerin taşındığı TIR’da Türkiye’ye 560 şişe kaçak içki sokulmasıyla ilgili soruşturma başlatılmış, çok sayıda personelin görevine son verilmişti.

Bu personelden biri açtığı davayı kazandı. 538 şişe içki yurda sokulmuşsa da, bunlardan sadece 10 tanesinin davacıya ait olduğu, diğerlerinin getirilmesinde davacının katkısının olduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı, davacıya ait olan içkilerin şahsi kullanım sınırları içinde olduğu, ticari mahiyette olmadığı, ithal ve ihracatının da yasak olmadığı gerekçesi ile Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada beraat kararı verilmiştir.

İlk derece mahkemesi bu hususu dikkate alarak söz konusu eylemin haklı nedenle fesih ve iş sözleşmenin iptali nedenlerinden olmadığı gerekçesi ile işlemi iptal etmiştir.

Bölge idare mahkemesi, parasal hakların ödenmesine ilişkin kısmında düzeltme yaparak, istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Danıştay bu kararı onamıştır.

DANIŞTAY 12 DAİRE

Esas No: 2019/4608

Karar No: 2020/1788

Karar tarihi: 04.03.2020

İSTEMİN KONUSU:

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 15/05/2019 tarih ve E:2019/999, K:2019/1040 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

DAVA KONUSU İSTEM:

Davalı idare bünyesinde sözleşmeli statüde perukacı olarak görev yapan davacı tarafından, imzalamış olduğu sözleşmenin 5. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08.10.2013 tarihli işlemin iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 26/12/2018 tarih ve E:2018/1470, K:2018/2765 sayılı kararda; Dava konusu olayda, her ne kadar dava konusu uyuşmazlığa sebep olan eylemle birlikte 538 şişe içki yurda sokulmuşsa da, bunlardan sadece 10 tanesinin davacıya ait olduğu, diğerlerinin getirilmesinde davacının katkısının olduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı, Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitlere göre davacıya ait olan içkilerin şahsi kullanım sınırları içinde olduğu, ticari mahiyette olmadığı, ithal ve ihracatının da yasak olmadığı gibi, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada verilen beraat kararı da dikkate alındığında söz konusu eylemin haklı nedenle fesih ve iş sözleşmedeki sözleşmenin iptali nedenlerinden olmadığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, dava konusu işlemin iptali nedeniyle Sözleşmesinin feshedildiği 08.10.2013 tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 31 Aralık 2013 tarihine kadar olan sürelere ilişkin davacının yoksun kalmış olduğu parasal haklarının adli yargıda ilk davanın açıldığı 05.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem bakımından hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, parasal hakları bakımından, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlemin tesis edildiği tarihten (sözleşmenin feshedildiği tarihten), iptal kararı üzerine yeniden göreve başlatılacağı tarihine kadar geçen sürede yoksun kaldığı parasal haklarının; adli yargıda ilk davanın açıldığı 05.11.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece, davacıya ödenmesi gerektiği açıklaması ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı idare tarafından, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünün 31 Ağustos-3 Eylül KKTC’de gerçekleştirdiği “X1” adlı oyunun turne dönüşünde dekor taşınan tır içerisinde gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın mesleğin sağladığı imkanlardan faydalanarak muhtelif sayı ve nitelikte yurda içki getirdiği beyanlarıyla sabit olan davacı hakkında tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkında usulüne uygun şekilde yürütülen disiplin soruşturması neticesinde dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının içki kaçakçılığına kalkıştığı, ceza mahkemesinin verdiği beraat kararının disiplin cezasına engel teşkil etmediği, eylem sözleşme feshi gerekçesi olarak kabul edilmese bile sözleşme yenilemem sebebi olarak idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, davacının 657 sayılı Kanun ve 5441 sayılı Kanun uyarınca istihdam edilmediği, 375 sayılı KHK kapsamında istisnai nitelikte çalıştırıldığı, gerek sözleşme feshi gerekse de parasal hakları bakımından kanunda kadro karşılığı çalıştırılan diğer personelle bir tutulmaması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf isteminin reddine karar verdikten sonra, parasal haklar bakımından göreve başlayacağı tarihe kadar ödenmesi yolunda hüküm kurmuş olmasının hukuka aykırı olduğu, iptale ve parasal hakların ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davacı tarafından, işlemin; hukuka aykırı olduğu, disiplin soruşturmasının usulüne uygun şekilde yürütülmediği, savunmasının alınmadığı, hakkında açılan ceza davasında verilen beraat kararının kesinleştiği, işlemin iddia iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kararın yerinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 15/05/2019 tarih ve E:2019/999, K:2019/1040 sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Ankara 8. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak:Memurlar.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir