Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde yapılması planlanan JES için verilen ikinci ÇED Olumlu kararını mahkeme iptal etti.

               TC

            AYDIN

2.İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO                                       :2020/250

KARAR NO                                   :2020/749

DAVACILAR                                  :1- AYDIN ÇEVRE VE DOĞA DERNEĞİ

                                                          2-GERMENCİK ZİRAAT ODASI

VEKİLİ                                              :AV. AKIN YAKAN

DAVALI                                            :ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

VEKİLİ                                              :

MÜDAHİL(Davalı Yanında)         :…A.Ş.

MÜDAHİL(Davalı Yanında)         :…A.Ş.

Davacılar tarafından Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14.maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tesis edilen 10.02.2020 tarih ve 5798 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının; jeotermal enerjinin yenilenebilir bir enerji olduğu, ancak uygulanan teknoloji nedeniyle temiz bir enerji olmadığı, aynı yer ve aynı projeye ilişkin olarak verilen 27.07.2017 tarihli “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararına karşı açılan Aydın 2.İdare Mahkemesi’nde açılan davada 19.09.2019 tarih ve E:2017/889, K:2019/676 sayılı karar ile söz konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, söz konusu projenin kurulmak istenildiği tesis alanının yakınında tarım arazileri, zeytin ve incir bahçelerinin bulunduğu, alanın ayrıca yol güzergahı üzerinde yer aldığı, enerji santralinin planlandığı proje alanına en yakın yerleşim alanlarının 1.200 metre, en uzak yerleşim alanının ise 2.500 metre uzaklıkta yer aldığı, proje alanının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda tarım arazisi ve sulama alanı içerisinde kaldığı, proje alanının hemen altında yer alan Hıdırbeyli Göleti’nin çok önemli bir sulama alanı olduğu, böyle büyük ölçekte bir tesisin yapılmasının tarımsal dokuyu ve su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği, üretim kuyularının olduğu lokasyondaki sızdırmaz havuzlar ile santral acil durum havuzlarının yetersiz olduğu, kurulmak istenen 3 adet santral alanının zeytin ve incir bahçeleri arasında yer aldığı, bu alanlarda jeotermal santral kurulmasının yasal olarak olanaksız olduğu, jeotermal elektrik santrali projelerinin etkileri nedeniyle yeraltı su kaynaklarının hızla kirlendiği, halkın katılımı toplantısının yapılmadığı, halihazırda Germencik İlçesi’nde 16 adet jeotermal enerji santralinin faaliyette bulunduğu, davaya konu 3 santralin daha yapılması durumunda tarımsal ve ekonomik faaliyetlerin olumsuz olarak etkileneceği, haksız, hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ       : Davalı tarafından, davanın öncelikle ehliyet ve süre aşımı yönünden usulden reddinin gerektiği, esas açısından ise Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesi ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği’nin 8.maddesinin 1.fıkrası kapsamında hazırlanan başvuru dosyasının 01.11.2019 tarihinde Bakanlığa sunulduğu, daha önceden aynı yere ilişkin olarak verilen 26.07.2017 tarihli ÇED Olumlu Kararı kapsamında ve anılan projenin devamı niteliğinde olacak şekilde ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ile Bakanlık yetkililerinden oluşan bir inceleme değerlendirme komisyonu kurulduğu, bu kapsamda ağırlıklı olarak teknik sebepler nedeniyle iptal edilen proje kapsamındaki yapılan revizeler nedeniyle yeniden hazırlanan ÇED Raporu hakkında gerekli değerlendirmelerin ilgili komisyon üyeleri tarafından yapıldığı, söz konusu projeye ilişkin uygun olduğu yönündeki kurum görüşlerinin Bakanlığa iletildiği, projede yer alan santrallerin işletmeye geçmesiyle beraber önemli ölçüde yenilenebilir ve temiz enerji elde edileceği, santrallerin planlandığı alanın tamamının tarım arazisi vasfında olduğu, bu kapsamda tarım dışı kullanım izinlerinin alındığı, projenin mera alanı içerisinde kalmadığı, işletme aşamasında kullanılacak jeotermal akışkanın reenjeksiyon sistemi sayesinde kapalı bir çevrim içerisinde prosesi tamamlayacağı ve toprakla etkileşime girmeyeceği, dolayısıyla jeotermal kaynağın toprak kirliliği oluşturmasının söz konusu olmadığı, işletme aşamasında reenjeksiyon veya santral ile ilgili herhangi bir problemle karşılaşılması halinde santralin devre dışı kalacağı ve acil durum havuzlarının problem giderilene kadar jeotermal sıvının depolanması amacıyla kullanılacağı, jeotermal akışkanın toprakla direkt etkileşimi olmayacağından toprağın asitlenmesine, kirlenmesine ve çevreye olumsuz etkisinin olmayacağı, projenin flora ve fauna ile bitki türlerine olumsuz bir etkisinin olmadığı, santral alanı ve kuyu lokasyonlarında taşınmaz kültür ve tabiat varlığının bulunmadığı, proje kapsamında yer alan nihai raporda ayrıntılı olarak jeolojik,elektrik, çevre ve makine mühendislikleri yönünden ayrı ayrı detaylı teknik değerlendirmelerin yapıldığı, bu konuda uzman kişi ve kurumlardan görüşlerin alındığı, projenin çevresel etkilerinin mevzuatın gerektirdiği biçimde araştırılıp incelendiği ve olası çevresel etkilerin en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alındığı, dava konusu işletmenin faaliyete geçirilmesinde kamu yararı bulunduğu, tesis edilen dava konu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

MÜDAHİL …. A.Ş.SAVUNMASININ ÖZETİ             : Müdahil tarafından, davanın öncelikle davacıların ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddinin gerektiği, esas açısından ise söz konusu proje ile Türkiye açısından yenilenebilir enerji miktarına önemli bir katkıda bulundukları, dava konusu projenin hayata geçirilmesinde bu nedenle kamu yararı bulunduğu, aynı yere ilişkin daha önce verilmiş olan ÇED Olumlu kararının iptal edilmesi üzerine iptal gerekçesinde belirtilen eksikliklerin ÇED raporunu hazırlayan şirkete tamamlatılmasının ardından tekrardan ÇED kararı için başvuruda bulunulduğu, daha önceki ÇED kararına ilişkin olarak verilmiş olan iptal kararının Danıştay ilgili dairesince bozulmasına karar verildiği, daha önceki ÇED kararının iptaline gerekçe gösterilen bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, seçilmiş olan bilirkişilerin nesnel gerçeklikten uzak soyut beyanlara dayandığı, davacılar vekili tarafından ileri sürülen iddiaların dayanağının bulunmadığı, dava konusu ÇED kararının alınmasının ardından tekrardan faaliyete başlanıldığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

MÜDAHİL …. A.Ş. SAVUNMASININ ÖZETİ             : Müdahil tarafından, aynı projeye ilişkin olarak daha önce verilmiş olan ÇED Olumlu kararının iptal edilmesi üzerine iptal gerekçesinde belirtilen eksikliklerin tamamlatılmasının ardından tekrardan ÇED raporu düzenlendiği ve ÇED kararı için başvuruda bulunulduğu, yeniden yapılan ÇED başvurusunun ilgili genelge uyarınca I. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısı ile başlatıldığı, ÇED sürecine ilişkin askı ve ilan süreçlerinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, daha önceki ÇED kararına karşı açılan davada bilirkişilerce belirtilen eksikliklerin alanında uzman öğretim üyelerince verilen görüşler uyarınca tamamlandığı, yürütülen ÇED sürecine ilişkin olarak kurum görüşlerinin ve izinlerinin alındığı, söz konusu projenin faaliyete geçmesinde kamu yararı bulunduğu, davacılar vekili tarafından ileri sürülen iddiaların dayanağının bulunmadığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

                                               TÜRK  MİLLETİ  ADINA

                                                         Karar veren Aydın 2.İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden belirlenen 12.11.2020 tarihinde davacılar vekili Av.Akın Yakan ile davalı idareyi temsilen Çevre Mühendisi …..Yıldız ve müdahil …. A.Ş. vekili Av…. ile müdahil …. A.Ş. temsilcisi Çevre Mühendisi ……..geldiği görülerek açılan duruşmada gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek açıklamaları dinlendikten sonra açık duruşmaya son verilerek dava dosyası incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:

                                                         Davalı idare vekili ile müdahil ….. A.Ş. vekilinin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.

                                                         Dava; davacılar tarafından, Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde …..A.Ş. tarafından yapılması planlanan Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14.maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tesis edilen 10.02.2020 tarih ve 5798 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle açılmıştır.

                                                           2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne yer verilmiştir.

                                                           Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4.maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Kapsam Belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine gerçekleşmesinde sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6.maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce,projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır.” hükmüne, 7. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin; a) EK-I listesinde yer alan projelere b) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.” hükmüne, 15. maddesinde;  “Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler,seçme, eleme kriterlerine tabidir.” hükmüne, 17. maddesinde ise; “Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında “ÇED Gereklidir” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

                                                           Anılan Yönetmeliğe ekli EK-2 Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin  55.maddesinde; maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri, (Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç) seçme-eleme kriterine tabi tutularak bu projeler için sunulan Proje Tanıtım Dosyası üzerinden ÇED raporu hazırlanmasına gerek olup olmadığına karar verilebileceği düzenlenmiştir.

                                                         Dava dosyasının incelenmesinden; Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde müdahil şirket ….. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesi ile ilgili olarak davalı idare tarafından 26.07.2017 tarih ve 4712 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği, anılan karara karşı Mahkememizin E:2017/889 sayılı dosyasında açılan davada, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu  dikkate alınarak, 19.09.2019 tarih ve K:2019/676 sayılı karar ile bahse konu “ÇED Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, mahkememiz kararının uygulanması kapsamında müdahil şirket …. A.Ş. tarafından ÇED raporu hazırlanarak, 01.11.2019 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 13.02.2009 tarih ve 2009/7 tarihli Genelgesi uyarınca söz konusu projenin 26.07.2017 tarihli ÇED kararının devamı niteliği olduğundan bahisle ÇED sürecinin I. İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’ndan başlatılmasına karar verildiği, ilgili Komisyonca yapılan değerlendirme sonucunda 24.12.2019 tarihinde “Nihai ÇED Raporunun” kabul edildiği, anılan kabul işlemi üzerine Bakanlık Makamının 10.02.2020 tarih ve 34653 sayılı Olur’u ile dava konusu projeye “ÇED Olumlu” kararının verilmesinin uygun görüldüğü, anılan Olur’a istinaden Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14.maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 10.02.2020 tarih ve 5798 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

                                                         Mahkememizce verilen iptal kararına karşı Danıştay 6.Dairesinde temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, yapılan yargılama neticesinde özetle; “…uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, temyiz dilekçelerindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği, yürütülmesi istenilen faaliyetin, alanın niteliği, tarım alanları, su kaynakları, duyarlı yörelere etkisi, nihai ÇED raporunun yeterliliği ve raporda yer alan belirlemelerin çevreye ve ekolojik dengeye etkisinin tespiti amacıyla aralarında başta çevre mühendisi olmak üzere, tarafların iddiaları da dikkate alınarak gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, (Dairemizin E:2019/20326 sayılı dosyası için seçilecek aynı bilirkişi heyetiyle) mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu “ÇED Olumlu” kararının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı” gerekçesiyle 22.01.2020 tarih ve E:2019/20524, K:2020/287 sayılı kararı ile mahkememize ait iptal kararının bozulmasına karar verildiği görülmektedir.

                                                         Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde müdahil şirket ….. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesine ilişkin olarak davalı idare tarafından tesis edilen ilk işlem olan 26.07.2017 tarih ve 4712 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle Mahkememizin E:2017/889 sayılı dosyasında açılan davada; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak 19.09.2019 tarih ve  K:2019/676 sayılı karar ile bahse konu “ÇED Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi’nin 22.01.2020 tarih ve E:2019/20524, K:2020/287 sayılı kararı ile yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp rapor alınması gerektiğinden bahisle  bozulmasına karar verildiği, dava konusu ikinci “ÇED Olumlu” kararının ise söz konusu Mahkememiz kararının gerekçesinde belirtilen aykırılıkların tamamlanıp, yapılan başvuru sonucunda olmakla birlikte  Danıştay Altıncı Dairesi’nin bozma kararından sonra verilen bir karar olduğu, dolayısıyla bozma kararı üzerine söz konusu projeye ilişkin olarak verilmiş olan 26.07.2017 tarih ve 4712 sayılı ilk “ÇED Olumlu” kararının hukuken  yürürlükte olduğu, ayrıca söz konusu projeye ilişkin olarak dava konusu 10.02.2020 tarih ve 5798 sayılı ikinci “ÇED Olumlu” kararının da tesis edildiği görülmekte ise de, söz konusu alanda ve aynı projeye ilişkin olarak birden fazla “ÇED Olumlu” kararı bulunamayacağı, söz konusu alanda yapılacak proje için düzenlenen dava konusu ikinci ÇED olumlu kararının hukuki dayanağı ortadan kalktığı gibi iki farklı ÇED kararı bulunması nedeniyle ÇED raporu ile ilgili kıstaslar bakımından projenin yürütüleceği ve projeye ilişkin denetimlerin imkansızlaşacağı hususları da dikkate alındığında, dava konusu projeye ilişkin olarak halihazırda  ilk “ÇED Olumlu” kararı yürürlükte iken aynı projeye ilişkin olarak temyizen bozulan mahkememiz kararına istinaden ve bozma kararından sonra tesis edilen dava konusu “ÇED Olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

                                                         Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 265,50-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı yanında müdahil …. A.Ş. tarafından yapılan 100,90TL yargılama gideri ile davalı yanında müdahil …. A.Ş. tarafından yapılan 108,75 TL yargılama giderinin müdahiller üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretlerinin talep edilmemesi halinde hükmün kesinleşmesinden sonra re’sen taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 12.11.2020 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ:

                                                         Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu Aydın İli, Germencik İlçesi, Kızılcagedik ve Çamköy Mahallesi’nde müdahil şirket ….. Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Melih JES, Emir JES ve Nezihe-Beren JES (3X33 MWe) projesine ilişkin olarak davalı idare tarafından 26.07.2017 tarih ve 4712 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkememizin 19.09.2019 tarih ve E:2017/889, K:2019/676 sayılı kararı ile bahse konu “ÇED Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, dava konusu “ÇED Olumlu” kararının ise söz konusu Mahkememiz kararının gerekçesinde belirtilen aykırılıkların tamamlanmasının ardından müdahil şirket …..A.Ş. tarafından hazırlanan ÇED raporunun 01.11.2019 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 13.02.2009 tarih ve 2009/7 tarihli Genelgesi uyarınca söz konusu projenin 26.07.2017 tarihli ÇED kararının devamı niteliği olduğundan bahisle ÇED sürecinin I. İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’ndan başlatılmasına karar verildiği, ilgili Komisyonca yapılan değerlendirme sonucunda 24.12.2019 tarihinde “Nihai ÇED Raporunun” kabul edildiği, dava konusu işlemin ise bu süreç sonucunda tesis edilen işlem olduğu, Mahkememizin 19.09.2019 tarih ve E:2017/889, K:2019/676 sayılı kararında “söz konusu ÇED raporunun Jeoloji (Hidrojeoloji) Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Çevre Mühendisliği ve Makine Mühendisliği açısından hukuka uygun olmadığı” gerekçeleriyle söz konusu “ÇED Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, bahse konusu eksikliklerin ÇED raporuna ilişkin olarak esaslı nitelikte eksiklikler olduğu, esaslı nitelikte bulunan eksikliklerin tamamlanmasının ardından hazırlanan yeni ÇED raporunun önceki ÇED raporunun devamı sayılamayacağı, bu nedenle ÇED sürecinin yeniden başlatılması gerekmekte iken Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 13.02.2009 tarih ve 2009/7 tarihli Genelgesi uyarınca söz konusu projenin 26.07.2017 tarihli ÇED kararının devamı niteliği olduğundan bahisle ÇED sürecinin halkın katılımı toplantısı yapılmaksızın I. İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’ndan başlatılmasının ardından düzenlenen nihai ÇED raporu üzerine tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı görüşü ile iptaline karar verilmesi gerekmekte iken yukarıda bahsedilen gerekçe ile iptaline  karar verilmesine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: