Aydın İli, Germencik İlçesi, Izgar Mevkiinde yapılması planlanan JES içn verilen ikinci “ÇED Olumlu” kararı iptal edildi.

                        T.C.

                   AYDIN

      2. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO                 :2020/544                

KARAR NO              :2020/866

DAVACI                                          : AYDIN ÇEVRE VEDOĞA DERNEĞİ

VEKİLİ                                            : AV. AKIN YAKAN

DAVALI                                          : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

VEKİLİ                                            :….

MÜDAHİL(Davalı Yanında)       : …. A.Ş

VEKİLLERİ                                    :….

DAVANIN ÖZETİ                          : Davacı tarafından, Aydın İli, Germencik İlçesi, Izgar Mevkii’nde bulunan ve tapunun 115 ada ve 4,65 ve 66 sayılı parsellerinde …. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Efe-8 JES (50 MWe) projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 14.maddesi uyarınca verilen 25.06.2020 tarih ve 5920 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının; dava konusu alana ilişkin daha önce ÇED olumlu kararı verildiği, tesis edilen işlemlerin mahkeme kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu alanın tarım arazisi içerisinde yer aldığı ve zeytin ve incir bahçeleriyle kaplı olduğu, jeotermal tesislerden doğaya salınan sıvı ve havaya salınan gazların zararlarının bilimsel makalelerle ortaya konulduğu, ÇED Raporundaki çamur havuzlarının yetersiz olduğu, Aydın ili genelinde ve Menderes Havzasında jeotermal santrallerinin etkisiyle yeraltı su kaynaklarının kirlendiği, jeotermal suların doğal hidrolik hızlı akım şartları nedeniyle birçok alanda kirlilik etkileri yarattığı, mevcut alandaki yoğunluk değerlendirildiğinde aynı alanda şirkete ait dört jeotermal santrali varken yeni bir tane daha açılmasının buradaki yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesine neden olacağı, ÇED sürecinde düzenlenen halkın katılım toplantısında halkın açıkça jeotermal santralin yapılmasını istemediğini tutanak altına yazdırdığı, Germencik bölgesinde 16 adet jeotermal santral ve kurulacak santral ve tesisin birlikte oluşturacağı kümülatif etkilerin dikkate alınmadığı, idari işlemin gerçekleşmesi ve söz konusu santralin yapılması halinde Germencik ve Aydın’da yaşayan insanların tarımsal ve ekonomik faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği, haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ                 : Davalı tarafından, davanın öncelikle hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği, esas açısından ise çevresel etki değerlendirmesi incelemesi ile yapılacak olan tesisin çevreye zarar vermesinin engellenmesi amacıyla yapıldığı, dava konusu işleme ilişkin başvurunun yapılmasının ardından ilgili kurumlardan raporlar alınmak suretiyle ÇED olumlu kararının verildiği, faaliyete geçecek olan jeotermal enerji tesisinin zeytin ve incir gibi tarım ürünlerine zararının olmadığının ilgili öğretim üyelerinden alınan raporlar doğrultusunda tespit edildiği, söz konusu jeotermal tesis kaynaklı hava ve su kirliliğinin yapılan ölçümler sonucunda oluşmayacağının tespit edildiği, uygulanacak projenin bulunduğu alana ilişkin 5403 sayılı Kanun uyarınca gerekli izinlerin alındığı, söz konusu tesise ilişkin acil müdahale durumunda çevrenin zarar görmemesi için alt yapı çalışmalarının belirlenen kriterleri sağladığı, jeotermal kaynak içerisinde bulunan yoğunlaşan gazların doğaya salınmayacağı bir tesis kurulduğu, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.    

MÜDAHİL … A.Ş.

SAVUNMASININ ÖZETİ             : Müdahil tarafından, yürürlükte olan mevzuat uyarınca kurulması planlanan jeotermal enerji santrali nedeniyle çevrede ortaya çıkan olumsuz etkilerin alınan önlemlerle birlikte kabul edilebilir düzeyde olmasının gerektiği, davacı tarafın iddialarının soyut olduğu, 3573 sayılı Kanun kapsamında uzman akademisyenlerle çalışma yapıldığı, söz konusu akademisyenler tarafından jeotermal tesisin zeytincilik mevzuatı çerçevesinde toz ve duman yayan santrallerden olmadığının ifade edildiği, jeotermal santralde kullanılan ve yer altından çıkarılan suyun tekrar yer altına verildiği ve bu haliyle kapalı devre sistem kullanıldığı, bu nedenle kullanılan atık suyun doğal ortama deşarj edilmesi gibi bir durumun olmadığı, dava konusu santralin bulunduğu ortamda zeytin üretiminin üç kat arttığı, önceki Çevresel Etki Değerlendirmesi raporuna göre ek olarak 4 numaralı parselin eklendiği, yeni rapor ile birlikte yeni kuyulara ait koordinatların rapora eklendiği, dava konusu projenin bulunduğu alanın tarla vasfından arsa vasfına dönüştürüldüğü, arazinin vasıf değişikliği için kamu yararı kararlarının alındığı, sondaj havuzlarının olması gerekenin 2.5 katı olarak hazırlandığı, santralde işlenen sudan çıkan yoğuşmayan gazların sınır değerlerin altında kaldığı, proje kapsamında bulunan soğutma kulelerinin yetersiz olduğu iddiasının soyut olduğu, daha önceki bilirkişi incelemelerinin yetersiz olduğu, dava konusu alanda bulunan santraller ile birlikte ortaya çıkacak gaza ilişkin olarak kümülatif hava kalitesi değerlendirme raporunun hazırlandığı ve bu raporda belirtilen sonuç değerin yönetmelikte belirtilen sınır değerin altında kaldığı, raporda belirtilen koordinatlar ile gerçekte bulunan koordinatların aynı olduğu, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için dava konusu projede kamu yararı bulunduğu, jeotermal santrallerinden çıkan gazların insan sağlığını tehlikeye düşürdüğüne ilişkin bilimsel çalışma yapılmadığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

                                                         Karar veren Aydın 2.İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden belirlenen 26.11.2020 tarihinde davacı derneği temsilen Halil Çetinkaya ile davacı vekili Av.Akın Yakan’ın  davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri …. ile müdahil …. A.Ş. vekili Av…… geldiği görülerek açılan duruşmada gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek açıklamaları dinlendikten sonra açık duruşmaya son verilerek dava dosyası incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:

                                                         Davalı idare vekilinin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.

                                                         Dava; davacı tarafından, Aydın İli, Germencik İlçesi, Izgar Mevkii’nde bulunan ve tapunun 115 ada ve 4,65 ve 66 sayılı parsellerinde …. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Efe-8 JES (50 MWe) projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 14.maddesi uyarınca verilen 25.06.2020 tarih ve 5920 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle açılmıştır.

                                                         2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

                                                         Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4.maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Kapsam Belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine gerçekleşmesinde sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6.maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce,projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır.” hükmüne, 7. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin; a) EK-I listesinde yer alan projelere b) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.” hükmüne, 15. maddesinde;  “Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler,seçme, eleme kriterlerine tabidir.” hükmüne, 17. maddesinde ise; “Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında “ÇED Gereklidir” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

                                                         Anılan Yönetmeliğe ekli EK-2 Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin  55.maddesinde; maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri, (Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç) seçme-eleme kriterine tabi tutularak bu projeler için sunulan Proje Tanıtım Dosyası üzerinden ÇED raporu hazırlanmasına gerek olup olmadığına karar verilebileceği düzenlenmiştir.

                                                         Dava dosyasının incelenmesinden; Aydın İli, Germencik İlçesi, Izgar Mevkii’nde bulunan ve tapunun 115 ada ve 5, 6 ve 7 sayılı parsellerinde kayıtlı taşınmazlar üzerinde müdahil şirket …. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Efe-8 Jeotermal Enerji Santrali (2×25=50 MWe)  projesi ile ilgili olarak davalı idare tarafından 15.06.2017 tarih ve 4668 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği, anılan karara karşı Mahkememizin E:2017/759 sayılı dosyasında açılan davada, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak 26.09.2018 tarih ve E:2017/759, K:2018/886 sayılı karar ile bahse konu “ÇED Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, mahkememiz kararında belirtilen eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin yapılan çalışmaların ardından yeniden hazırlanan ÇED raporu kapsamında 19.02.2020 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davalı idarenin 20.02.2020 tarih ve E.45218 sayılı yazısı ile ilgili kurumlardan görüş talep edildiği, ilgili mevzuat kapsamında 02.03.2020 tarihinde Ömerbeyli Köyü Düğün Salonu’nda halkın katılımı toplantısının düzenlendiği, davalı idare bünyesinde 04.05.2020 tarihinde inceleme ve değerlendirme toplantısının yapıldığı, daha sonrasında ilgili Komisyonca yapılan değerlendirme sonucunda 05.06.2020 tarihinde “Nihai ÇED Raporunun” kabul edildiği, anılan kabul işlemi üzerine Bakanlık Makamı’nın 25.06.2020 tarih ve 129762 sayılı Olur’u ile dava konusu projeye ilişkin olarak “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verilmesinin uygun görüldüğü, anılan Olur’a istinaden Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14.maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 25.06.2020 tarih ve 5920 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

                                                         Mahkememizce aynı projeye ilişkin olarak tesis edilen 15.06.2017 tarih ve 4668 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararına dair verilen iptal kararına karşı davalı idarece yapılan temyiz başvurusuna istinaden Danıştay Altıncı Dairesi’nce yapılan yargılama neticesinde özetle; “(…) uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, temyiz dilekçelerindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği, yürütülmesi istenilen faaliyetin, alanın niteliği, tarım alanları, su kaynakları, duyarlı yörelere etkisi, nihai ÇED raporunun yeterliliği ve raporda yer alan belirlemelerin çevreye ve ekolojik dengeye etkisinin tespiti amacıyla aralarında başta çevre mühendisi olmak üzere, tarafların iddiaları da dikkate alınarak gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, (Dairemizin E:2019/20524 ile E:2019/20326 sayılı dosyaları için seçilecek aynı bilirkişi heyetiyle) mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu “ÇED Olumlu” kararının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle 29.04.2020 tarih ve E:2020/524, K:2020/3908 sayılı kararı ile mahkememize ait iptal kararının bozulmasına karar verildiği görülmektedir.

                                                          Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu Aydın İli, Germencik İlçesi, Ömerbeyli Mahallesi, Izgar Mevkii’nde bulunan ve müdahil şirket …. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Efe-8  JES (50 MWe) projesine ilişkin olarak davalı idare tarafından tesis edilen ilk işlem olan 15.06.2017 tarih ve 4668 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle Mahkememizin E:2017/759 sayılı dosyasında açılan davada, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak 26.09.2018 tarih ve E:2017/759, K:2018/886 sayılı karar ile bahse konu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi’nin 27.12.2018 tarih ve E:2018/5091, K:2018/8330 sayılı kararı ile zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerden olup olmadığının tespit edilmesi ve dava konusu proje alanının zeytinlik sahalara olan mesafesinin belirlenmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle  bozulmasına karar verildiği, Mahkememiz tarafından Danıştay Altıncı Dairesi’nin kararına uygun olarak alınan bilirkişi raporuna istinaden 02.12.2019 tarih ve E:2019/232, K:2019/920 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karar üzerine yapılan temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Altıncı Dairesi’nin 29.04.2020 tarih ve E:2020/524, K:2020/3908 sayılı kararı ile yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp rapor alınması gerektiğinden bahisle  bozulmasına karar verildiği, dava konusu ikinci “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının ise aynı projeye ilişkin olarak söz konusu Mahkememiz kararının gerekçesinde belirtilen aykırılıkların tamamlanmasının ardından yapılan başvuru sonucunda olduğu, Danıştay Altıncı Dairesi’nin bozma kararının ardından söz konusu projeye ilişkin olarak verilmiş olan 15.06.2017 tarih ve 4668 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının hukuken yürürlükte olduğu, her ne kadar söz konusu projeye ilişkin olarak dava konusu 25.06.2020 tarih ve 5920 sayılı ikinci “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının da tesis edildiği görülmekte ise de, söz konusu alanda ve aynı projeye ilişkin olarak birden fazla “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı bulunamayacağı, söz konusu alanda yapılacak proje için düzenlenen dava konusu ikinci “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının hukuki dayanağının Danıştay Altıncı Dairesi’nce verilen karar üzerine ortadan kalktığı gibi iki farklı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı bulunması nedeniyle Çevresel Etki Değerlendirmesi raporu ile ilgili kıstaslar bakımından projenin yürütüleceği ve projeye ilişkin denetimlerin imkansızlaşacağı hususları da dikkate alındığında, dava konusu projeye ilişkin olarak halihazırda ilk “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı yürürlükte iken aynı projeye ilişkin olarak temyizen bozulan mahkememiz kararına istinaden tesis edilen dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

                                                         Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 241,20 TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen 3.110,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı yanında müdahil … A.Ş. tarafından yapılan 116,30 TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretlerinin talep edilmemesi halinde hükmün kesinleşmesinden sonra re’sen taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 30.11.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ:

                                                         Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu Aydın İli, Germencik İlçesi, Ömerbeyli Mahallesi’nde müdahil şirket ….A.Ş. tarafından yapılması planlanan Efe-8 JES (50 MWe) projesine ilişkin olarak davalı idare tarafından 15.06.2017 tarih ve 4668 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği, anılan kararın iptali istemiyle Mahkememiz nezdinde açılan davada Mahkememizin 26.09.2018 tarih ve E:2017/759, K:2018/886 sayılı kararı ve 02.12.2019 tarih ve E:2019/232, K:2019/920 sayılı kararı ile söz konusu projeye ilişkin verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay Altıncı Dairesi’nin 27.12.2018 tarih ve E:2018/5091, K:2018/8330 sayılı kararı ve 29.04.2020 tarih ve E:2020/524, K:2020/3908 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, tüm bu yargısal sürecin ardından Mahkememizin E:2020/498 sayılı dosyasında Efe-8 JES projesine ilişkin olarak verilmiş olan ilk Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararının yargılamasının devam etmekte olduğu, her ne kadar Efe-8 JES projesine ilişkin olarak iki ayrı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı bulunması halinde projeye ilişkin işlemlerin hangi Çevresel Etki Değerlendirme Raporu kapsamında yürütüleceği ve denetimlerin hangi rapor kapsamında yapılacağı hususlarına ilişkin olarak tereddüt hasıl olacağı gerekçeleri ile aynı projeye ilişkin birden fazla Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı verilemeyeceğine dair çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte söz konusu gerekçe ile işbu davada karar verilebilmesi için Mahkememizin E:2020/498 sayılı dosyasında Efe-8 JES projesine ilişkin verilen ilk Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararına karşı verilecek kararın beklenilmesi ve bu karar doğrultusunda işbu dava dosyasında karar verilmesi gerekmekte iken, Mahkememizin E:2020/498 sayılı dava dosyasında verilecek karar beklenmeksizin dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: