Anayasa Mahkemesi geri gönderme merkezinde tek kişilik odada uzun süre tutulma nedeniyle eziyet yasağının ihlal edildiğine karar verdi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2/6/2020 tarihinde, Y.K. (B. No: 2016/14347) başvurusunda Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi ve usul boyutları bakımından ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu sahte kimlik taşıdığı şüphesiyle İstanbul’da gözaltına alınmıştır. Hakkında sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma kararları verilen başvurucu Geri Gönderme Merkezine (GGM) gönderilmiştir.

Başvurucu, GGM’de işkence ve kötü muamele gördüğü iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuş, Başsavcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun itirazını inceleyen Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) soruşturmanın genişletilmesine hükmetmiş ve dosyayı yeniden Başsavcılığa göndermiştir.

Başsavcılık yine kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiş, bu karara yönelik itirazı inceleyen Hâkimlik itirazı kesin olarak reddetmiştir.

İddialar

Başvurucu; GGM’de el ve ayaklarına zincirli kelepçe takıldığını, ısıtması olmayan bir hücrede on gün tutulduğunu, bu süre boyunca dış dünyayla ilişki kurmasının engellendiğini ayrıca şikâyetleri ile ilgili etkili soruşturma yapılmadığını belirtilerek, eziyet yasağının ihlal edildiğini öne sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

GGM’ler, sınır dışı edilmelerine karar verilen yabancıların barınma ve kontrol altında tutulmalarını sağlarken insan odaklı bir yaklaşımla çalışan kuruluşlardır. GGM’lerin burada tutulan kişilerin yaşam hakkının korunması, sosyal ve psikolojik açıdan güçlendirilmeleri temelinde hizmet vermeleri gerekir.

Somut olayda, tanık beyanları dikkate alındığında, ceza infaz kurumlarındaki müşahede odası şeklinde dizayn edilmiş olan ilgi odalarına alınan kişilerin el ve ayaklarına zincirli kelepçe takılması şeklinde bir uygulama olduğuna ve başvurucunun da bu uygulamaya maruz kaldığına yönelik makul bir şüphe oluşmuş ancak bu iddialara yönelik fiziksel bir kanıt bulunamamıştır.

Başvurucunun ısıtması olmayan tek kişilik odada tutulduğuna ilişkin iddiası ayrıca incelenmiş, söz konusu odanın soğuk olduğuna dair iddiayı destekleyen bir delil olmamakla birlikte on gün bu odada tutulduğuna dair makul şüphenin ötesinde kanıtlar bulunduğu kanaatine varılmıştır. Eziyet yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine ilişkin inceleme bu şekilde tespit edilen maddi olay ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Başvurucunun ilgi odasına konulmasına dair yazılı bir emir ya da tutanak bulunmamaktadır. İlgi odasına alındıktan sonra başvurucu hakkında firara teşebbüs, iştirak ya da başka bir nedenle başlatılan bir disiplin soruşturması yoktur. Başvurucunun bir ceza soruşturması/kovuşturması nedeniyle gözaltına alındığına dair bir iddia veya delil bulunmamaktadır. Aynı şekilde başvurucunun, kendisine, GGM’de kalan diğer kişilere veya buradaki eşyalara zarar verme ihtimali olduğuna dair bir delil de yoktur. Aksine tüm tanıkların beyanı başvurucunun GGM’de kaldığı süre boyunca sakin ve uyumlu bir görüntü sergilediği yönündedir. Sonuçta kurum idaresince başvurucunun hangi nedenle ilgi odası olarak tabir edilen odaya konulduğuna ilişkin bir izahat yapılmamıştır.

Başvurucunun on gün süresince ilgi odasında tutulduğu, bu odada kaldığı sürece GGM’de kalan diğer kişilerle, ailesiyle ve yasal temsilcisiyle iletişim kuramadığı, odada radyo, televizyon, telefon gibi iletişim araçları bulunmadığı, yemeklerini burada yediği, açık havaya çıkartıldığına dair bir delilin de olmadığı anlaşılmıştır.

GGM’lerin çalışma ilkeleriyle çelişir bir şekilde, meşru bir amaç olmaksızın gerçekleşen müdahalenin niteliği ve süresi itibarıyla eziyet olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu tespit ışığında, kovuşturmaya yer olmadığı ve bu karara yapılan itirazın reddi kararlarının, soruşturmada elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir değerlendirmesine dayalı olduğu söylenemez.

Başvurucunun işkence ve kötü muamele iddiaları üzerine başlatılan ceza soruşturmasının ilk aşamasında olay yeri tespiti yapılmamış, güvenlik kamerası görüntülerinin bizzat tespiti ve muhafazası yerine şikâyetin muhatabı olan GGM görevlilerinin gönderdiği görüntü kayıtları ile yetinilmiştir. Başvurucunun sağlık durumunun tıbbi rapor ile tespiti yerine beyanını alan Cumhuriyet savcısının gözlemi tutanağa geçirilmiştir. Şikâyet edilen kamu görevlileri tespit edilerek savunmaları alınmamıştır.

Başvurucunun maruz kaldığını iddia ettiği muameleye dair vücudundaki izlerin, güvenlik kamerası kayıtlarının ve tarafsız tanık beyanlarının derhâl tespit edilmemesi bunlara belirli bir süre geçtikten sonra ulaşmayı imkânsız kılmıştır. Bu nedenle özellikle başvurucunun el ve ayaklarından zincirlendiğine dair iddialarını aydınlatabilecek özenli bir soruşturma yürütüldüğü de söylenemez.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının usul boyutu bakımından da ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kaynak:Hukukihaber

>> Anayasa Mahkemesinin 2/6/2020 Tarihli ve 2016/14347 Başvuru Numaralı Kararı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: